çilek
Bir varmış bir yokmuş. Evvel zaman içinde, kalbur saman içinde, develer tellal, pireler berber iken, ben dayımın beşiğinde tıngır mıngır sallanır iken, uzaklarda bir yerlerde bir saray varmış. Saraydaki kraliçe bir kız çocuğuna hamile imiş. Günün birinde hamile kraliçe bir rüya görmüş. Rüyasında eğer kızına çilek yedirirse kızının sonsuz bir uykuya yatacağından bahseden bir peri […]
istavrit
Bir varmış, bir yokmuş… Evvel zaman içinde kalbur saman içinde, denizlerin en orta yerinde, küçük ama meraklı bir istavrit balığı yaşarmış. Denizin dibinde hoplayan zıplayan bu istavrit, istediği zaman arkadaşları ile oyunlar oynar, istediği zaman anne ve babasıyla yüzerek kendisine yiyecek bir şeyler ararmış. Ancak bu istavrit çok ama çok meraklı bir balıkmış. ‘Denizin altını […]
noel çamı
  Bir varmış, bir yokmuş… Evvel zaman içinde, kalbur saman içinde, ben diyeyim yüz siz deyin bin sene önce, küçük bir kasabada herkes yeni bir yıla girmenin heyecanını yaşıyormuş. Takvimler 31 Aralık gününü gösteriyor, kasaba halkı bir seneyi daha geride bırakıp yarın sabah yeni bir seneye merhaba demek için hazırlıklar yapıyormuş. Bu kasabada yeni yılın […]
ruya-kedi
  Bir varmış bir yokmuş. Evvel zaman içinde, kalbur saman içinde, develer tellal pireler berber iken, ben dayımın beşiğinde tıngır mıngır sallanır iken uzak diyarların birinde çok sevimli bir kız çocuğu yaşarmış. Bu kız çocuğunun adı Rüya imiş. Rüya ailesinin tek çocuğu imiş. Bu yüzden ailesi Rüya’yı çok sever, başına bir şey gelmemesi için hep […]
tren
  Buralardan çok uzaklarda bir yerlerde bir lunapark varmış. Bu lunaparkın içinde bir tren varmış. Bu tren sihirli bir trenmiş. Bu trene binenler sihirli şehre açılan bir kapıdan geçerler ve bambaşka bir diyara geçerlermiş. Ama lunaparkta bu trene kimse binmek istemiyormuş çünkü dışarıdan bakıldığında o kadar eski duruyormuş ki insanlar bu trenin başına bir şey […]
merak
Bir varmış bir yokmuş. Evvel zaman içinde kalbur saman içinde, develer tellal pireler berber iken,ben dayımın beşiğinde tıngır mıngır sallanır iken,buralardan çok uzaklarda bir yerlerde bir kadının çok güzel ve çok marifetli bir oğlu varmış. Bu kadın oğlunu daha iyi eğitim alsın diye saraya vermiş. Bir gün sarayın padişahı hükümdarın canı sıkılmış. Saraydaki herkesi odasına […]
sinek
Bir varmış bir yokmuş. Evvel zaman içinde kalbur saman içinde, develer tellal pireler ise berber iken, ben dayımın beşiğinde tıngır mıngır sallanır iken, buralardan çok ama çok uzaklarda bir yerlerde iki tane sinek yaşarmış. Bu sinekler ayrılmaz ikili gibiymiş, sürekli birlikte uçarlarmış. Günlerden bir gün bu iki sinek diğer sinek arkadaşlarıyla birlikte uçarken akıllarına bir […]
dora
Bir varmış, bir yokmuş… Evvel zaman içinde, kalbur saman içinde; ben diyeyim yıllar sen de asırlar önce, uzak mı uzak diyarların birinde güzelliği dillere destan bir kız varmış. Bu kızın adı Dora imiş. Dora, küçük ve güzel bir kasabada babası ile birlikte yaşar ve babasına tüm işlerde yardımcı olurmuş. Baba-kız mutlu bir hayat sürerlermiş. Dora […]
küçük prens
  Bir varmış bir yokmuş. Evvel zaman içinde kalbur saman içinde, develer tellal pireler berber iken, ben dayımın beşiğinde tıngır mıngır sallanır iken, uzaklarda bir yerlerde koca koca çam ağaçlarının arkasında bir saray varmış. Bu sarayda kral kraliçe ve de oğulları prens yaşarmış. Prensin de bir bakıcısı varmış. Bakıcısının ses tonu ve sesi o kadar […]
bees
  Bir varmış bir yokmuş… Evvel zaman içinde, kalbur saman içinde, develer tellal iken,  pireler ise berber iken, ben anamın beşiğini tıngır mıngır sallar iken… Bir kuş çıktı karşıma dedi ki gel benim yanıma. Dedim ki nereye gidiyorsun sen dedi ki masal anlatmaya… Masalı çok severim ben, dinler dinler uyurum ben. Tam ‘Beni de götür’ […]