Tag: çocuk masalları

SİHİRLİ ŞAPKA
SİHİRLİ ŞAPKA

Bir varmış bir yokmuş. Evvel zaman içinde kalbur saman içinde, develer tellallığı pireler berber iken, ben anamın beşiği de tandır mıngır sallanır iken, buradan çok uzaklarda bir yerde kimsenin bilmediği bir şapka varmış. Bu şapka zamanla bir cadının şapkasıymış. Cadı bu şapkayı kullanarak görünmez olur, Görmek istediği yerlere gizlice girermiş. Ama bu şapkayı bir kere takan artık ölünceye kadar o şapkanın sahibi haline gelirmiş. Bir gün şapkanın sahibi cadı ölmüş. Şapka da sahipsiz bir şekilde cadının evinde duruyormuş. Günlerden bir gün o kadar çok yağmur yağmış, o kadar çok rüzgar çıkmış ki, cadının evinin pencereleri açılıvermiş. Evin içine rüzgar dolmuş. Ama bir rüzgar öyle sert esmiş ki, şapka olduğu masanın üstünden uçuvermiş, pencereden aşağıya düşüvermiş. Dışarıdaki yoldaki rüzgar da şapkayı almış ve sürüklemiş. Şapka birden kendini bir ormanda buluvermiş. Ormanın hemen yanında da bir köy varmış. Bu köyde son zamanlarda çok fazla hırsızlık olmaya başlamış. Köylünün yediği içtiği ne varsa çalıyormuş hırsızlar. Köylüler perişan haldelermiş.

Şapka aylar geçmiş, hala ormanda yeni sahibini bekliyormuş.

Bizim köyde de yaşayan bir genç çocuk varmış. Bu genç çocuk hangi işe girse ikinci gün onu kovarlarmış. Zavallı annesi oğluna çok üzülürmüş. Bu oğlanın da elinden hiç bir iş gelmezmiş. Tek bildiği ve en iyi yaptığı şey gezmekmiş. Koca gün gezse hiç sıkılmazmış. Annesi de bir işe girmediği için hem üzülür hem de oğluna kızarmış. İşte bu oğlanın adı Zeki imiş. İsmi her ne kadar Zeki olsa da kendisinin zeki olduğu söylenemezmiş.

Günlerden bir gün Zeki yine işten kovulmuş ve ormana doğru gezintiye çıkmış. Önüne gelen her şeyi bakmadan tekmeliyormuş. Bir şapka görmüş. Yine tekmelemiş. Ama o da ne ? Şapka yerinden oynamamış. Şaşırmış ve şapkaya doğru eğilmiş. Şapka birden konuşmaya başlamış. Zeki korkmuş ve şapkayı elinden fırlatmış. Bunun üzerine şapka ;

-‘’ Korkma benden. Sen benim yeni sahibimsin. Her kim beni eline alırsa o benim sahibim olur. Her kim beni kafasına takarsa görünmez olur. ‘’ Zeki çok şaşırmış. Orada bir ağacın altında oturup şapkayla uzun uzun konuşmuşlar. Zeki köyünde olanları anlatmış, iş bulamadığını anlatmış. Bunun üzerine şapka;

-‘’Seninle bir anlaşma yapalım. Sen beni geceleri tak. Ben seni görünmez yapayım. Sen de geceleri köyünde olan bitenleri izle. Hem belki bu sayede köyündeki hırsızları da yakalayabilirsin. Hem de bir işin olmuş olur.’’

Zeki bu fikre baştan sıcak bakmasa da sonradan kabul etmiş. Ve başlamışlar geceyi beklemeye. Gece olmuş. Zeki şapkayı başına taktığı anda bir de bakmış ki görünmez olmuş. Yani şapka doğru söylüyor, yalan atmıyormuş. Zeki başlamış köyün içinde dolaşmaya. Bir de ne görsün. Hırsızlar köydeki bakkalı soyuyorlarmış. Ne yapsam diye düşünürken yerde bir sopa görmüş. Hemen sopa almış ve hırsızlara vurmaya başlamış. Hırsızlar şaşkına dönmüşler. Bir sopa kendi kendine bunlara vuruyormuş. Zeki hırsızları yakalarından tutmuş ve hemen köyün bekçi polisine götürmüş. Tam götürürken de şapkayı çıkarmış, görünür olmuş. Bekçi elinde hırsızlarla Zeki’yi görünce çok şaşırmış. Nasıl bulduğunu sorduğunda Zeki sadece şapkaya bakarak gülmüş. Bekçi polis nasıl olduğunu anlamasa da kabul etmiş. Ve zekiye iş teklif etmiş. Zeki artık köyde yeni polis bekçisi yardımcısı olmuş. Köylüler artık zekiyi çok seviyorlarmış. Annesi de oğluyla gurur duyuyormuş. Zeki ve şapkası bu sırrı ölene kadar saklamışlar.